Zina (aldatma) nedeniyle boşanma davası, Türk Medeni Kanunu’nun 161. maddesinde düzenlenen ve ispatlandığı takdirde hâkimin boşanmaya karar vermek zorunda olduğu özel bir boşanma sebebidir. Ancak uygulamada en sık yapılan hata; 6 aylık hak düşürücü sürenin kaçırılması, affın oluşup oluşmadığının değerlendirilmemesi veya hukuka aykırı delillerin sunulmasıdır. Zinanın ispatı teknik ve zor bir süreçtir. Bu rehberde; zina nedeniyle boşanma davasının şartları, delillerin hukuki değeri, affın nasıl değerlendirildiği, tazminat miktarının nasıl belirlendiği ve uygulamada karşılaşılan kritik riskler ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.
İçindekiler
ToggleZina (Aldatma) Nedeniyle Boşanma Davası Nedir?
Evlilik birlikteliği resmi olarak devam etmekte iken eşlerden herhangi birisinin eşinden başka birisi ile cinsel ilişki yaşaması nedeniyle açılan boşanma davalarıdır. Türk Medeni Kanunumuzda “zina” başlığı altında düzenlenmiş olsa da sonuçları dikkate alınarak aldatma nedeniyle boşanma davası olarak da adlandırılmaktadır.
Zina (Aldatma) Nedeniyle Boşanma Davasının Şartları
Zina nedeniyle boşanma davası veya aldatma nedeniyle boşanma davası açmadan önce önemli olduğunu düşündüğümüz bir takım şartlar vardır. Türk Medeni Kanunumuz ve bu konuda verilmiş Yargıtay kararları ile kabul görmüş şartları ve özellikleri aşağıdaki gibidir.
Af Gerçekleşmemiş Olmalıdır
Türk Medeni Kanunumuzun 161 maddesinde yer alan hükme göre “affeden tarafın dava hakkı yoktur.” Zina (aldatma) nedeniyle boşanma davası açılmış olmasına rağmen aldatan eş affedildiğini kanıtlaması halinde zina nedeniyle boşanma gerçekleşmez. Ancak bu durum boşanmanın şiddetli geçimsizlik veya evlilik birlikteliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davasının açılmasına engel değildir.
Affın İspatı ve Sonuçları
Türk Medeni Kanunu’nun 161. maddesine göre affeden tarafın dava hakkı yoktur. Ancak affın varlığı her somut olayda ayrıca değerlendirilir. Affın yazılı olması şart değildir. Davacının;
-
Zinayı öğrendikten sonra evliliğe fiilen devam etmesi,
-
Uzun süre birlikte yaşamayı sürdürmesi,
-
Zinayı bilmesine rağmen birlikte tatile gitmesi,
-
Fiziksel birlikteliğe devam etmesi
gibi durumlar mahkeme tarafından “örtülü af” olarak değerlendirilebilir.
Ancak kısa süreli barışma girişimleri veya evliliği kurtarma çabası her zaman af anlamına gelmez. Af savunması davalı tarafından ispat edilmelidir.
Dava Zamanaşımı Süresinde Açılmalıdır
Zina (aldatma) nedeniyle boşanma davası için iki farklı zamanaşımı süresi düzenlenmiştir. İlk olarak zinanın öğrenilmesinden itibaren boşanma davası 6 ay içerisinde açılmalıdır. 6 ay içerisinde boşanma davası açılmaması halinde af gerçekleşmiş olarak kabul edilir.
Diğer bir zaman aşımı ise 5 yıldır. Her durumda zinanın gerçekleşmesinden sonra 5 yıl içerisinde boşanma davası açılmaması halinde adatılan eşin dava açma hakkı kaybolur.
Zina Evlilik Birlikteliği Devam Ederken Gerçekleşmelidir
Zina (aldatma) nedeniyle boşanma davası açılabilmesi için diğer bir önemli koşul zinanın yani aldatmanın gerçekleşme zamanıdır. Boşanma davasının zina nedeniyle açılabilmesi için, zinanın evlilik birlikteliği içerinde gerçekleşmesi gerekir. Evlilik birlikteliğinin kurulmasından önce veya evlilik birlikteliği sona ermesinden sonra gerçekleşen zina (aldatma) fiil boşanma sebebi yapılamaz.
Zina Nedeniyle Boşanma Davası Nasıl Açılır?
Zina (aldatma) nedeniyle boşanma davasının açılması konusunda farklı bir hukuki yol izlenmemektedir. Görevli mahkeme yine Aile Mahkemeleridir. Yetkili mahkemeler ise yine davacı veya davalı eşin ikamet adresleri veya her iki eşin son olarak birlikte en az 6 ay ikamet etmiş oldukları yer mahkemesidir.
Zina nedeniyle boşanma dava dilekçesinde tüm bu hususlar detaylı bir şekilde belirtilmelidir. Örnek olması açısından yazımızın ilerleyen bölümlerinde yer alan zina nedeniyle boşanma dava dilekçesi örneğini inceleyebilirsiniz.
Boşanma davasının nasıl açılacağı ve takip edilmesi gereken hukuki yollar hakkında detaylı bilgilere “Boşanma Süreci Nasıl İşler?” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Zina mı Güven Sarsıcı Davranış mı?
Zina ile Güven Sarsıcı Davranış Arasındaki Fark
Her sadakatsizlik zina olarak kabul edilmez. Yargıtay içtihatlarına göre zina, eşin karşı cinsle cinsel ilişki yaşamasıdır. Aşağıdaki fiiller genellikle zina sayılmaz ancak evlilik birliğinin sarsılması sebebi olabilir:
-
Öpüşme
-
Sarılma
-
Duygusal mesajlaşma
-
Flört içerikli yazışmalar
Bu tür davranışlar TMK 166/1 kapsamında “evlilik birliğinin temelinden sarsılması” sebebiyle boşanmaya dayanak olabilir. Ancak zina sabit olursa bu durum mutlak boşanma sebebidir.
Dilekçenin genel şablonu, delil sıralaması ve talep kalemlerinin yazımı için Çekişmeli Boşanma Dilekçesi Örneği içeriğine de göz atabilirsiniz.
Boşanmada Aldatma Delilleri
Zina (aldatma) nedeniyle boşanma davasının en önemli kilit noktası aldatmanın delilleridir. Daha önce de belirttiğimiz gibi zinanın boşanma sebebi olarak düzenlenmesindeki asıl amaç evlilik birlikteliği içerisinde bulunması gereken güven duygusunun korunmasıdır. Bu nedenle güven sarsıcı ve ayrıca aldatmaya işaret eden birçok davranış boşanmada aldatma delilleri arasında yer alabilir. Zina (aldatma) nedeniyle boşanma davasına, boşanma avukatı olarak taraf olduğumuz durumlarda sık kullanılan deliler ve özellikleri aşağıdaki gibidir.
Mesajlaşmalar (SMS-Sosyal Medya veya E-Posta)
- Cinsel içerikli karşılıklı mesajlaşmalar
- Duygusal bağa işaret eden yazışmalar
- Aldatmaya yönelik yazışmalar
- Birlikte otel veya tatil yönündeki planlamalar
Fotoğraf veya Video Kayıtları
- Birlikte tatil fotoğrafları
- Otel veya başka bir evde çekilmiş fotoğraflar
- Olağanın dışındaki samimi pozlar
Tanık Beyanları
- İş arkadaşları
- Aile bireyleri
- Komşular vs.
Önemli Not: Zina (aldatma) nedeniyle boşanma davasında tanık beyanları sık başvurulan bir yoldur. Ancak gerek benzer konulardaki Yargıtay kararları, gerekse Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) kararları sadece tanık beyanına dayanarak zinanın gerçekleştiğine kanaat getirmemektedir. Bu nedenle boşanmada aldatma delilleri sadece tanık beyanlarından oluşmamalıdır. Diğer deliler ile birlikte desteklenmesi ve zinanın kesin olarak gerçekleştiği yönünde kanaat oluşması gerekir.
Telefon – HTS Kayıtları
- Sık yapılan telefon görüşmeleri
- Gece geç saatlerdeki yoğun görüşmeler
- HTS kayıtlarının sık sık aynı ortamdan alınması
Zina Davasında Deliller Nasıl Toplanmalıdır?
Zinanın ispatı çoğu zaman teknik delillere dayanır. Ancak delil elde edilirken hukuka aykırılık oluşmamalıdır.
Şu deliller risklidir:
-
Eşin telefonuna şifre kırarak girmek
-
Casus yazılım kullanmak
-
Gizli kamera yerleştirmek
-
Habersiz ses kaydı almak
Bu tür deliller hem reddedilir hem de ceza sorumluluğu doğurabilir.
Hukuka uygun yöntemler:
-
Mahkeme aracılığıyla HTS kayıtlarının istenmesi
-
Mahkeme kararı ile otel kayıtlarının alınması
-
Herkese açık sosyal medya paylaşımları
-
Ortak kullanılan cihazdan elde edilen mesajlar
Delilin hukuka uygunluğu davanın kaderini belirler.
Zina (Aldatma) Nedeniyle Boşanma Davasında Delillerin Değerlendirilmesi
| Zina Nedeniyle Boşanma Davasında Deliller | Hukuka Uygunluk / Aykırılık | Delilin Hukuki Değeri |
| Ortak telefondan elde edilen mesajlar | Uygun kabul edilebilir | Güçlü delil |
| Şifre kırılarak elde edilen mesajlar | Hukuka aykırı | Reddedilir |
| Herkese açık sosyal medya paylaşımları | Uygun | Destekleyici delil |
| Mahkeme kararıyla alınan otel kayıtları | Uygun | Çok güçlü karine |
| Görgüye dayalı tanık beyanı | Uygun | Takdiri delil |
| Mahkeme kararıyla alınan HTS kayıtları | Uygun | Destekleyici delil |
| Gizlice alınmış ses kaydı | Kural olarak aykırı | Genellikle reddedilir |
| Casus yazılım ile elde edilen veriler | Hukuka aykırı | Kesinlikle reddedilir |
| Gizli kamera görüntüleri | Hukuka aykırı | Reddedilir |
| Aleni ortamda çekilmiş fotoğraf | Uygun | Güçlü delil |
Hangi Haller Zina Olarak Kabul Edilir?
Yukarıda sıralamış olduğumuz fiillerin bir çoğu zinaya işaret etmiş olsa da tam olarak zinanın gerçekleştiği yönünde kanaat oluşturmaya yeterli değildir. Dilerseniz bu konuda bir Yargıtay kararını inceleyelim.
“TMK. 161.maddesine göre; zina nedeniyle boşanmaya karar verilebilmesi için evli kadının kocasından başka bir erkekle ya da evli bir erkeğin karısından başka bir kadınla cinsel ilişkide bulunması gerekir. Zina eyleminin tam bir görgüye dayanılarak kanıtlanmasının zor olduğu dikkate alındığında yaşam deneyimleri ve durumun gereklerine göre cinsel ilişkinin gerçekleştiğini gösterecek olan eylemlerin kanıtlanması da yeterlidir. Yargıtay uygulamasına göre; içerisinde cinsel bir organ olmayan ve salt sevgi ve muhabbet ifade eden aşıkane hareketler (okşama, kucaklaşma, öpüşme) sadakatsizlik oluştursa bile, zina kavramına girmez.”
Zina Mutlak Boşanma Sebebi midir?
Zina Mutlak Boşanma Sebebidir
Zina, Türk Medeni Kanunu’nda özel boşanma sebebi olarak düzenlenmiştir. Zina fiili ispatlandığı takdirde hâkim boşanmaya karar vermek zorundadır. Hâkimin takdir yetkisi yoktur. Ancak;
-
Hak düşürücü süre geçmemiş olmalıdır,
-
Af gerçekleşmemiş olmalıdır,
-
Zina evlilik devam ederken gerçekleşmiş olmalıdır.
Bu şartlar sağlanıyorsa mahkeme boşanma kararı verir.
Boşanmada Aldatma Delillerinin İspat Yükü
Zina (aldatma) nedeniyle boşanma davasında zinanın ve aldatmanın kanıtlanması, aldatılan yani davacı olan eşe aittir. Boşanmada aldatma delilleri başlığı altında sıraladığımız durumlar kesin zinaya işaret etmese de zinanın gerekçeleştiğine dair mahkemece önemli delil olarak kabul edilerek zinanın gerçekleştiği yönünde kanaat oluşabilmektedir.
Boşanmada Aldatma Delilleri Yargıtay Kararları
“Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,”dinlenen tanık beyanları, dava dilekçesi ve cevap/ karşı dava dilekçesi karşısında; davalı/karşı davacının iş sebebiyle sık sık uzak doğu ülkesine gittiği, davalı ve ailesine bir seyahat dönüşünde hata yaptığını orada bir bayanla birlikte olduğunu anlattığı, davalının telefonlarında yabancı bayanlarla samimi konuşmalarının olduğu, böylece davalı/karşı davacının sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı en azından güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu, davalı/karşı davacının da karşı dava ile boşanma istemesi üzerine tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı ve tekrar bir araya gelmelerinin mümkün olmadığı kanaati ile MK’nun 166/1. Maddesi gereği boşanmalarına karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar davalı tanıkları davalının böyle bir ilişkisi olmadığını beyan etmişlerse de; birlikte olunduğu iddia edilen kadının yabancı uyruklu olduğu ve yurtdışında bir ilişkiyi davalının kabul ettiği” gerekçesiyle, davacının zina nedeniyle açılan boşanma davasının tanık beyanlarının zinayı ispata yeter derecede olmadığı kanaati ile zina sebebine dayalı davanın reddine…”
Zina (Aldatma) Nedeniyle Boşanma Davasında Kusurlu Eşin Belirlenmesi
Zina nedeniyle boşanma davasında tazminat miktarının belirlenmesi veya mahkemece zinaya dayalı olarak boşanma kararı verilebilmesi için kusurlu eşin belirlenmesi oldukça önemlidir. Zina nedeniyle boşanma davası yargı kararları ile doktrinde mutlak boşanma sebebi olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle zina evlilik birlikteliğine yönelik en ağır kusurlardan birisi olarak görülür.
Evlilik birlikteliğinin temelini sadakat yükümlülüğü oluşturur. Bu yükümlülüğe aykırılık halinde genellikle aldatan eş tam kusurlu olarak kabul edilir. Ancak bazı durumlarda aldatılan eşin, aldatan eşe yönelik ilgisizliği veya geçimsizliği zaman zaman sorgulanabilmektedir. Bu gibi durumlarda zinanın kabul edilebilir sonucunu doğurmasa da evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle mahkeme bir kusur oranlaması yapabilmektedir.
Zina Nedeniyle Boşanma Davasında Tazminat Miktarının Belirlenmesi
Zina (aldatma) nedeniyle boşanma davasında tazminat miktarının belirlenmesi, bu boşanma davasını önemli kılan diğer bir unsurdur. Tazminat miktarının belirlenmesinde dikkate alınan farklı birçok kriter vardır. Boşanma avukatı olarak mesleki tecrübelerimize dayanarak bu kriterleri ve özellikleri aşağıdaki gibi özetleyebiliriz.
- Yasal Dayanak; Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan maddi tazminat talep edebilir. (TMK 174)
Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun bir miktar para ödemesini isteyebilir. (TMK 174)
- Kusur Oranı; Türk Medeni Kanunumuzun 174 ve devamı maddelerinde de belirtildiği üzere boşanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat hakkı doğabilmesi için eşin tamamen kusursuz veya daha az kusurlu olması gerekir. Bu nedenle tamamen kusurlu olan eşin ödeyeceği tazminat miktarı ile daha ağır kusurlu olan eşin ödeyeceği tazminat miktarı değişebilir.
- Kişilik Haklarına Yönelik Saldırının Boyutu; Özellikle manevi tazminata etki eden önemli bir unsur kişilik haklarına yönelik saldırının boyutudur. Diğer bir ifade ile aldatılan eşin yaşamış olduğu üzüntü, keder veya toplum içindeki itibar kaybının boyutudur.
- Evlilik Süresi; Evlilik birlikteliğinin uzunluğu özellikle madde tazminat miktarına etki eder. Evlilik birlikteliği uzadıkça kişinin beklenen ekonomik kayıpları da artacaktır.
- Tarafların Ekonomik Durumu; Maddi ve manevi tazminat miktarına etki eden en önemli husus tarafların ekonomik durumudur. Geliri yüksek olan aldatan eşin ödeyeceği tazminat miktarı ile geliri düşük olan aldatan eşin ödeyeceği tazminat miktarı farklı olabilecektir.
Zina nedeniyle boşanmada tazminat hesabının dayanakları ve uygulamadaki kriterleri için Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat içeriğini de inceleyebilirsiniz.
Zinanın İspatı Yargıtay Kararları
“Taraflar arasında devam eden boşanma davaları bulunması nedeniyle erkeğin zina olgusunu öğrenip evliliği devam ettirmesinin söz konusu olmadığı, kadının zina yaptığını öğrenen ve buna ilişkin kayıtları edinen erkeğin bunu mahkemeye bildirmemesinin hayatın olağan akışına ters düşeceği, erkeğin zina nedenine dayalı boşanma davasını, zina olgusunu öğrendikten sonra hak düşürücü süre içinde açtığı, dosyaya sunulan cep telefonundaki yazışma ve fotoğrafların dökümü için alınan … tarihli bilirkişi raporundan, kadının bir erkekle dini nikah yapıldığı anı gösterir, bir erkekle çıplak halde ve öpüşme halini gösterir yatak fotoğraflarının bulunduğu, “sevdam” fotoğraf albümünde aynı erkeğin fotoğraflarının bulunduğu, aralarında birliktelik olduğunu gösterir yazışmalarının bulunduğu, buna göre kadının başka bir erkekle zina yaptığının sabit olduğu kanaatine varılmıştır.”
Zina Davası 3. Kişiye Karşı Açılır Mı?
Zina (aldatma) nedeniyle boşanma davası ancak aldatan eşe karşı açılabilir. Genel amaç evlilik birlikteliği içerisindeki sadakat yükümlülüğünün korunması olduğundan zina davası olarak bilenen boşanma davasının 3. Kişiye karşı açılması söz konusu olamaz.
Zina davasının 3. Kişiye karşı açılıp açılamayacağı genellikle maddi ve manevi tazminatın konusunu oluşturur. Nasıl ki boşanma davasının 3. Kişiye karşı açılması mümkün değil ise yine bu boşanmaya bağlı olarak doğabilecek maddi ve manevi tazminat davası 3. Kişilere karşı açılamamaktadır.
Aldatma Nedeniyle Boşanma Dava Dilekçesi Örneği
T.C. … AİLE MAHKEMESİNE
DAVACI
Adı ve Soyadı :
T.C. Kimlik No :
Adres :
DAVALI
Adı ve Soyadı :
T.C. Kimlik No :
Adres :
DAVA KONUSU : Zina nedeniyle boşanma, maddi ve manevi tazminat talebi
AÇIKLAMALAR :
- Davacı ile davalı … tarihinde evlenmişlerdir. Eşlerin bir evlilik birlikteliğinden olan … isimli … doğumlu çocukları vardır.
- Davalı eş, … ile … tarihleri arasında ve evlilik birlikteliğinin devam ettiği dönemlerde sadakat yükümlülüğünü ağır bir şekilde ihlal ederek zina fiilini işlemiştir. Zinanın gerçekleşmiş olduğu tarih … kesin olarak bilinmektedir. (6 aylık zamanaşımı süresi içerisinde dava açılmıştır.)
- Aldatan eş, aldatılan eş tarafından kesinlikle bu zina fiilinden dolayı affedilmemiştir.
- Zina fiilinin gerçekleştiğine yönelik, dava dilekçesine ekli, tanık beyanları, mesajlaşma tutanakları ve otel kayıtları delil olarak gösterilebilir.
- Davalı eşin üçüncü kişi ile zina fiili işlemiş olması nedeniyle evlilik birliği temelinden sarsılmıştır. Evlilik birlikteliğinin sona ermesinde davalı eş tamamen kusurludur.
- Ayrıca davalı eşin bu zina fili nedeniyle davalı eşin kişilik hakları ağır bir şekilde saldırıya uğramış, bu nedenle üzüntü ve keder duymuş ve ayrıca toplum içinde küçük düşmüştür. Bu nedenle evlilik birlikteliğinin devamı davacı eş için mümkün değildir.
Hukuki Nedenler : Türk Medeni Kanununun 161 ve 174. Maddeleri ile ilgili mevzuat hükümleri
Deliller : Tanık beyanları, mesaj kayıtları, HTS kayıtları, otel kayıtları ve her türlü diğer yasal deliller
SONUÇ VE TALEP : Yukarıda detayları belirtmiş olduğumuz nedenlerden dolayı,
- Eşlerin zina nedeniyle BOŞANMALARINA,
- Davalı eşin tam kusurlu olduğunun tespitine,
- Çocuğun velayetinin davacı eşe verilmesine,
- Davacı lehine … TL ve iştirak nafakası olarak … TL toplam … TL olmak üzere nafakaya hükmedilmesine,
- Kişilik hakları zarar gören davacı eş lehine … TL maddi … TL manevi olmak üzere toplam … TL tazminata hükmedilmesine,
- Bütün yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı eşe yükletilmesine,
Karar verilmesi arz ve talep olunur. (Tarih ve Davacı İmza)
Aldatma Nedeniyle Boşanma Dava Dilekçesi Nasıl Hazırlanır?
Yukarıda örnek olarak hazırlamış olduğumuz zina (aldatma) nedeniyle boşanma davası dilekçesi örnek olarak hazırlanmıştır. Bu konuda dava açmak isteyen tüm kişilerin taleplerine cevap verebilecek nitelikte değildir. Bu nedenle bütün boşanma dava dilekçeleri ve diğer dava dilekçeleri herhangi bir hak kaybına uğramamak adına mevcut olay dikkate alınarak kişiye özel olarak hazırlanması gerekir.
Zina nedeniyle boşanma davalarında sürelerin kaçırılması veya delillerin yanlış sunulması ciddi hak kayıplarına yol açabilir. Sürecin doğru yönetilmesi, delillerin hukuka uygun şekilde sunulması ve tazminat taleplerinin eksiksiz formüle edilmesi için uzman bir Bursa boşanma davası avukatı desteği önemlidir.
SIK SORULAN SORULAR
Aldatan Eş Ne Kadar Tazminat Öder?
Aldatan eşin ne kadar tazminat ödeyeceğinde genel bir miktar belirlenmemiştir. Açılacak olan zina (aldatma) nedeniyle boşanma davası sonucunda mahkemece;
- Eşlerin kusur durumu
- Eşlerin sosyal ve ekonomik durumları
- Evlilik süresi
- Kişilik haklarına yönelik saldırının nitelik ve boyutu
Gibi farklı kriterler göz önüne alınarak bir miktar belirlenir.
Zina (Aldatma) Nedeniyle Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır?
Zina (aldatma nedeniyle boşanma davasında ayrıca bir mal paylaşımı prosedürü düzenlenmemiştir. Her durumda Türk Medeni Kanunumuzda yer alan ve evlilik birlikteliği sırasında kabul edilen mal rejimine göre tasfiye yapılır. Zinanın veya aldatmanın mal paylaşımına bir etkisi olmasa da; Kusur durumuna göre mahkeme değer artışı alacağı veya katkı alacağı gibi konularda zinanın varlığını değerlendirebilmektedir.
Delil Olmadan Zina Davası Açılır Mı?
Daha önce de belirttiğimiz gibi zinanın kanıtlanması boşanma davalarında oldukça zordur. Ancak doğrudan zinanın gerçekleştiğinin somut deliller ile ortaya konulmasının da oldukça zor olduğu düşünüldüğünde cinsel birlikteliğinin tam olarak gerçekleştiği yönünde kesin ve somut deliller bulunmasa da mahkemece zinanın gerçekleştiğine kanaat getirilmesi mümkün olabilmektedir.
Boşanma Davası Açmadan Evden Ayrılmak Suç Mudur?
Hayır boşanma davası açmadan evden ayrılmak herhangi bir şekilde suç değildir. Hatta evi terk etmeye zorlayan veya mecbur bırakan eş boşanma davalarında ortak konutu terk etmiş olarak kabul edilir.
Zina (Aldatma) Nedeniyle Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?
Zina (aldatma) nedeniyle boşanma davası da diğer boşanma davalarında olduğu gibi belirli bir hukuki sürece tabidir. TMK 161 maddesine dayanılarak açılan boşanma davalarında zinanın gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespit edilmesi tarafların hukuki statülerinin belirlenmesi açısından önemlidir. Bu nedenle diğer boşanma davalarına göre kısmen uzun sürebileceğini söyleyebiliriz. Genel bir süre belirtmek oldukça zor olsa da, çocuğun velayeti, maddi ve manevi tazminat, eşlerin kusur durumlarının tespiti gibi hukuki işlemlerden sonra ortalama 1 yıl sürdüğünü söyleyebiliriz.
Bu içerik, Avukat Ataol Ertuğrul Gürlek tarafından genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.
Burada yer alan bilgiler hukuki danışmanlık niteliği taşımaz ve avukat–müvekkil ilişkisi oluşturmaz.
Her hukuki uyuşmazlık kendi içinde farklı dinamikler barındırdığından, içerikte aktarılan bilgiler somut olayın koşullarına göre değişebilir. Hak kaybı yaşamamak adına konuya özel mutlaka bir avukattan profesyonel hukuki destek almanız tavsiye edilir.

Avukat Ataol Ertuğrul Gürlek, Bursa’da boşanma ve aile hukuku alanında hukuki danışmanlık ve dava vekilliği hizmeti sunmaktadır. Anlaşmalı ve çekişmeli boşanma davaları başta olmak üzere; velayet, nafaka, mal paylaşımı ve maddi–manevi tazminat uyuşmazlıklarında müvekkillerine profesyonel destek sağlamaktadır.
Uygulamada edindiği dosya bazlı tecrübe, güncel mevzuat bilgisi ve Yargıtay kararları ışığında geliştirdiği stratejik yaklaşımıyla her davayı somut olayın özelliklerine göre ele almaktadır. Süreç boyunca şeffaf iletişim, hukuki öngörülebilirlik ve sonuç odaklı çalışma prensibi ile hareket etmektedir.