Ana içeriğe atla

Gürlek Hukuk Bürosu

Çekişmeli Boşanma Davasında Hakim Neler Sorar?

Çekişmeli Boşanma Davasında Hakim Neler Sorar?

İlk duruşma günü yaklaşıyor. Mahkeme salonuna girdiğinizde hâkimin size ne soracağını bilmiyorsunuz. Ne söyleyeceğinizi bilemiyorsunuz. Karşı tarafın avukatı var, siz ya da avukatınız hazırlıklı mısınız? Çekişmeli boşanma davasında hâkim; tarafları, tanıkları ve bilirkişileri farklı aşamalarda sorguya çeker. Bu sorular bir formalite değildir; verilen yanıtlar kusur tespitini, nafaka miktarını, velayet kararını ve tazminatı doğrudan etkiler. Doğru hazırlanmak hem gereksiz açıklamalardan kaçınmak hem de hakkınızı doğru biçimde ortaya koymak anlamına gelir.

Çekişmeli Boşanma Davasında Duruşma Aşamaları

Çekişmeli boşanma davası tek bir duruşmada tamamlanmaz. Her aşamada hâkimin farklı odak noktaları mevcuttur.

Ön inceleme duruşması: İlk duruşmadır. Tarafların iddiaları ve savunmaları netleştirilir, uyuşmazlık noktaları belirlenir, delil listeleri alınır. Hâkim bu aşamada uzlaşma girişiminde de bulunur.

Tahkikat duruşmaları: Deliller incelenir, tanıklar dinlenir, bilirkişi raporları değerlendirilir, sosyal inceleme bulguları tartışılır. Birden fazla duruşmadan oluşabilir.

Sözlü yargılama: Tahkikat tamamlandıktan sonra taraflar son beyanlarını sunar; ardından karar aşamasına geçilir.

Her aşamada hâkimin soruları farklı bir amaca hizmet eder. Ön incelemede uyuşmazlık tespiti, tahkikatta delil değerlendirmesi, sözlü yargılamada genel değerlendirme ön plandadır.

Ön İnceleme Duruşmasında Hâkim Ne Sorar?

İlk duruşmada hâkimin temel hedefi şudur: tarafların neyi kabul edip neyi reddettiğini netleştirmek ve anlaşmazlık noktalarını belirlemek.

Bu aşamada sıkça sorulan sorular şunlardır:

Davacıya yöneltilen sorular:

  • “Dava dilekçenizdeki vakıaları aynen kabul ediyor musunuz?”
  • “Hangi boşanma sebebine dayanıyorsunuz?”
  • “Talep ettiğiniz nafaka, tazminat ve velayet düzenlemesi nedir?”
  • “Delilleriniz nelerdir, tanıklarınızın isimleri?”
  • “Karşı tarafın cevap dilekçesindeki iddialara itirazınız var mı?”

Davalıya yöneltilen sorular:

  • “Dava dilekçesindeki vakıaları kabul ediyor musunuz?”
  • “Boşanmaya itiraz ediyor musunuz?”
  • “Karşı dava açacak mısınız, talepleriniz neler?”
  • “Delilleriniz ve tanıklarınız kimler?”

Uygulamada avukatlar özellikle şu konuda müvekkilleri uyarır: ön inceleme duruşmasında gereksiz ayrıntıya girmek ya da sorulmayan bilgileri gönüllü olarak sunmak zararlı olabilir. Sorulan soruyu net ve kısa yanıtlamak; ek açıklama yapmamak çoğunlukla daha avantajlıdır.

Boşanma Sebebine İlişkin Hâkim Soruları

Hâkim boşanma sebebini hem delil değerlendirmesi hem de kusur tespiti açısından sorgular. Hangi maddeye dayanıldığına göre odak noktaları değişir.

Genel boşanma sebebi (TMK md. 166/1 — evlilik birliğinin sarsılması) davalarında:

  • “Evliliğin sürdürülemez hale gelmesine yol açan olaylar nelerdir?”
  • “Bu olaylar ne zamandan beri devam ediyor?”
  • “Evlilik birliğini kurtarmak için ne tür girişimlerde bulundunuz?”
  • “Karşı tarafın davranışları ne kadar süreyle devam etti?”

Zina davalarında (TMK md. 161):

  • “Zina eylemini ne zaman öğrendiniz?”
  • “6 aylık dava açma süresini nasıl hesaplıyorsunuz?”
  • “Delilleriniz nelerdir? Nasıl elde edildi?”
  • “Zinayı öğrendikten sonra evlilik hayatınız devam etti mi?”

Son soru kritiktir: zinayı öğrendikten sonra evliliğin sürdürülmesi mahkemelerce “af” olarak yorumlanabilir ve dava hakkını zayıflatır.

Şiddet ve pek kötü davranış davalarında (TMK md. 162):

  • “Yaşanan olayları ayrıntılı anlatır mısınız?”
  • “Bu olaylardan önce herhangi bir şikâyette bulundunuz mu?”
  • “Adli tıp raporu var mı, nerede alındı?”
  • “Olaylara tanıklık eden biri var mı?”

Kusur Tespitine İlişkin Sorular

Kusur tespiti nafaka, tazminat ve dolaylı olarak velayet kararını etkileyen en kritik aşamadır. Hâkim her iki tarafın kusur oranını değerlendirmek için ayrıntılı sorgulama yapar.

Bu aşamada sıkça sorulan sorular:

  • “Evliliğin bozulmasında karşı tarafın kusurlu davranışları nelerdir, örnekler verir misiniz?”
  • “Sizin evliliğin bozulmasına katkınız oldu mu?”
  • “Karşı tarafın iddia ettiği [belirli davranış] hakkında ne söyleyeceksiniz?”
  • “Bu davranışlar ne zaman başladı, ne sıklıkla tekrarlandı?”
  • “Bu dönemde çocuklar neredeydi, olaylara tanıklık ettiler mi?”

Hâkimler bu sorularda tutarsızlıkları yakalar. Dilekçede yazanla duruşmada anlatılan arasındaki fark hem güvenilirliği zedeler hem de karşı tarafın avukatına itiraz zemini açar. Hazırlık bu nedenle kritiktir: dava dilekçesindeki her ifadenin duruşmada savunulabilir olması şarttır.

Nafaka ve Ekonomik Duruma İlişkin Sorular

Nafaka miktarının belirlenmesi için hâkim her iki tarafın ekonomik durumunu ayrıntılı biçimde sorgular.

Nafaka talep eden tarafına yöneltilen sorular:

  • “Aylık gelir ve giderleriniz nelerdir?”
  • “Kira ödüyor musunuz, miktarı nedir?”
  • “Çalışıyor musunuz, çalışmıyorsanız neden?”
  • “Çocuğun aylık giderleri ne kadar, belgeliyebiliyor musunuz?”
  • “Evlilik süresince ne tür bir yaşam standardı sürdürdünüz?”

Nafaka yükümlüsü tarafa yöneltilen sorular:

  • “Aylık net geliriniz nedir? Belgeleyebilir misiniz?”
  • “Başka geliriniz var mı? Kira, faiz, serbest meslek?”
  • “Mal varlığınız nedir?”
  • “Bakmakla yükümlü olduğunuz başka kişi var mı?”

Uygulamada sık yaşanan sorun şudur: yükümlü taraf gelirini düşük beyan eder, ancak yaşam standardı bu beyanla çelişir. Hâkim bu çelişkiyi fark ettiğinde mahkeme aracılığıyla SGK, vergi dairesi ve banka müzekkere yazışması talep edebilir.

Velayet Davasında Hâkimin Sorduğu Sorular

Velayet davasında hâkimin soruları çocuğun günlük yaşamına, her iki ebeveynin bakım kapasitesine ve çocuğun mevcut koşullarına odaklanır.

  • “Çocuğun günlük bakımını kim üstleniyor?”
  • “Çocuğu okula kim götürüyor, doktor kontrollerine kim eşlik ediyor?”
  • “Evinizde çocuğa ait bir oda var mı?”
  • “Çalışıyorsanız çocuk okul dışında nerede kalıyor, kim bakıyor?”
  • “Karşı tarafın çocukla ilişkisini nasıl tanımlarsınız?”
  • “Boşanma sonrasında çocuğun diğer ebeveynle görüşmesine nasıl yaklaşırsınız?”

Son soru son derece önemlidir. Hâkimler “karşı tarafın görüşmesini engellerim” ya da “zorlaştırırım” anlamı taşıyan yanıtlara olumsuz bakar. Diğer ebeveynle çocuğun sağlıklı ilişki kurmasını destekleyen ebeveyn velayet değerlendirmesinde avantajlı konuma geçer.

Tanıklara Yöneltilen Sorular

Tanıklar duruşmada hâkim tarafından ayrı ayrı sorgulanır; taraf avukatları da soru yöneltebilir.

Hâkimin tanıklara yönelttiği temel sorular şunlardır:

  • “Tarafları nasıl tanıyorsunuz, ne kadar süredir?”
  • “Evliliklerini yakından gözlemlediniz mi?”
  • “İddia edilen [belirli olaya] bizzat tanıklık ettiniz mi?”
  • “Bu bilgiyi bizzat gördünüz mü yoksa başkasından mı duydunuz?”
  • “Taraflardan biriyle özel çıkarınız var mı?”

Son soru da kritiktir: tanığın taraflardan biriyle çıkar ilişkisi ya da yakın akrabalık bağı, ifadesinin güvenilirliğini zayıflatır. Çok yakın aile üyesi ya da iş ortağı yerine bağımsız tanıkların tercih edilmesi bu nedenle önerilir.

Uygulamada tanıkların en sık yaptığı hata şudur: bizzat görmedikleri, duyduklarını aktarırlar. “Öyle söyledi” ya da “öyle duydum” ifadeleri hâkim tarafından düşük güvenilirlikle değerlendirilir. Bizzat tanıklık edilen olgular — görülen, duyulan, yaşanan — çok daha etkilidir.

Hâkimin Çocuğu Sorgulaması

Yeterli olgunluğa erişmiş çocuklar — genellikle 8–10 yaş üzeri — hâkim tarafından ayrı bir ortamda sorgulanabilir. Bu sorgulama tarafların yokluğunda gerçekleşir.

Hâkim çocuğa şu tür sorular yöneltebilir:

  • “Annende mi babanla mı kalmak istersin?”
  • “Şu an nerede kalıyorsun?”
  • “Annen ve babana olan hislerini anlatır mısın?”
  • “Okul ve arkadaşların hakkında anlat.”

Çocuğu bu sorgulama için “hazırlamak” — belirli yanıtlar vermesini istemek ya da beklentileri aktarmak — mahkemelerce ebeveyn yabancılaştırması olarak değerlendirilebilir. Çocuğun duruşmadan haberdar edilmesi yeterlidir; yanıtlar konusunda yönlendirme yapılmamalıdır.

Duruşmada Yapılan Kritik Hatalar

Sorulmadan bilgi vermek: Hâkimin sormadığı bilgileri gönüllü olarak sunmak çoğunlukla zararlı olur. Kısa, net, soruyla sınırlı yanıtlar çok daha etkilidir.

Duygusal ya da agresif tutum: Karşı tarafı salondan suçlamak, sesi yükseltmek ya da hâkimi kesintiye uğratmak güvenilirliği doğrudan zedeler. Hâkim bu tutumu da değerlendirmeye alır.

Dilekçeyle çelişen ifadeler: Dava dilekçesinde yazanla duruşmadaki beyanların tutarsız olması karşı tarafın avukatına güçlü itiraz zemini açar.

Tanığın bizzat görmediğini aktarması: “Öyle duydum” ifadeleri güvenilirliği düşürür. Tanık yalnızca bizzat gözlemlediğini anlatmalıdır.

Çocuğu yönlendirme girişimi: Hâkimin çocuğu sorgulayacağını öğrenince belirli yanıtlar vermesini isteyen ebeveyn bu tutumun farkına varılması halinde velayet davası açısından ciddi zarar görür.

Gerçek Hayat Senaryosu

Uygulamada sık görülen bir tablo şudur: çekişmeli boşanma davasında nafaka talep eden taraf duruşmada hazırlıksız yakalanır. Hâkim “aylık giderleriniz nedir?” diye sorduğunda somut rakam veremez; “çok masrafım oluyor” ifadesiyle geçiştirmeye çalışır. Kira sözleşmesi, fatura dökümleri ve çocuk eğitim giderlerini gösteren belgeler yanında değildir. Hâkim mevcut belgelere dayanarak düşük bir nafaka miktarı belirler. Yanında belgeleri olsaydı ve somut rakamları hazır sunsaydı sonuç farklı olabilirdi. Duruşma hazırlığı nafaka miktarını doğrudan belirlemiştir.

Sık Sorulan Sorular

Çekişmeli boşanma davasında hâkim kaç kez soru sorar?

Her duruşmada soru yöneltilebilir. Ön inceleme, tahkikat ve sözlü yargılama aşamalarının her birinde hâkim taraflara soru sorar. Tahkikat aşaması birden fazla duruşmadan oluşabilir; tanıklar da ayrı duruşmalarda dinlenir.

Hâkimin sorularına avukat yerine biz mi cevap veriyoruz?

Evet. Avukatlar tarafları temsil eder ve hukuki argümanları sunar; ancak taraf beyanı mahkemede bizzat tarafından yapılır. Hâkimin “siz ne dersiniz” sorusunu avukat cevaplayamaz. Bu nedenle duruşma öncesinde avukatla hazırlık yapmak kritik öneme sahiptir.

Duruşmada ne söylememek gerekir?

Sorulmayan bilgileri gönüllü olarak vermekten kaçınmak gerekir. Karşı tarafı salondan suçlamak, dava dilekçesiyle çelişen açıklamalar yapmak ve duygusal patlamalar yaşatmak hâkim üzerinde olumsuz izlenim bırakır. Kısa, net ve tutarlı yanıtlar vermek en güvenli yaklaşımdır.

Hâkim benim istediğim kararı verecek mi?

Hâkim hukuk ve delillere göre karar verir; tarafların isteği değil, ortaya konan olgular ve hukuki standartlar belirleyicidir. Bu gerçek hem beklentileri gerçekçi tutmayı hem de güçlü delil stratejisi kurmayı zorunlu kılar.

Avukatsız duruşmaya gidebilir miyim?

Yasal olarak mümkündür; ancak karşı tarafın avukatı varken avukatsız kalmak ciddi dezavantaj yaratır. Özellikle nafaka, velayet ve tazminat içeren çekişmeli davalarda hukuki temsil hem soruların nasıl cevaplanacağı hem de delillerin nasıl sunulacağı konusunda belirleyici fark oluşturur.

Duruşmaya Hazırlıklı Girin

Çekişmeli boşanma davasında hâkimin soruları formalite değildir; verilen yanıtlar davanın seyrini belirler. Nafaka miktarından velayet kararına, kusur tespitinden tazminata kadar her konuda duruşma hazırlığı sonucu doğrudan etkiler. Dilekçeyle tutarlı beyanlarda bulunmak, belgeleri yanında hazır getirmek ve sorulmayan bilgileri gönüllü vermekten kaçınmak — bu üç ilke duruşma hazırlığının çekirdeğini oluşturur. Bursa Gürlek Hukuk Bürosu olarak müvekkilleri duruşmalara bu hazırlıkla gönderiyoruz.

Yazımızı beğendiniz mi? Puan vermek için yıldızı tıklayın. post

Bizi Arayın

0553 8762110

Avukat AI’a Sor

Avukat-AI’a Sor Soruna Hızlı Yanıt Al. Hukuki danışmanlık değildir. Avukat-AI’a Gitmek için tıklayınız

Avukat Ataol Ertuğrul GÜRLEK
Avukat Ataol Ertuğrul GÜRLEK

İletişim Bilgileri:

Telefon: +90 553 876 21 10
E-posta: [email protected]
Adres: Kırcaali, Kayalı Sk. Tuğcu Plaza D:1 Kat:1 No:25, 16220 Osmangazi/Bursa

Hemen Ara Whatsapp
Whatsapp