Boşanma sürecinde mal paylaşımına gelince araç meselesi her zaman ayrı bir tartışma noktası oluşturur. “Araç benim üzerimde, benimdir” ya da “araba eşimin adına ama ben kullanıyorum, hakkım var” — bu iki yanılgı da yanlıştır. Boşanmada araç üzerindeki hak; tescil belgesi değil, aracın ne zaman ve hangi kaynakla edinildiğiyle belirlenir. Evlilik öncesi mi alındı, maaşla mı, miras parayla mı, yoksa hediye mi? Bu sorular yanıtsız kaldığında ya hak iddia edilemeyen bir araçta pay kalır ya da korunması gereken kişisel mal ortak havuza dahil edilir. İkisi de hak kaybıdır.
İçindekiler
ToggleBoşanmada Araç Kime Ait Olur? Belirleyici Kriter Nedir?
Türk hukukunda araç üzerindeki hak, tescil belgesi üzerindeki isimle değil, edinilmiş mallara katılma rejimi kapsamında aracın hangi kategoriye girdiğiyle belirlenir. TMK md. 218 ve devamı bu belirlemenin çerçevesini çizer.
Temel soru şudur: araç evlilik süresinde mi edinildi, yoksa evlenmeden önce mi? Evlilik süresinde edinildiyse hangi kaynakla alındı — maaş mı, miras para mı, satılan başka bir kişisel mal mı?
Bu soruların yanıtı iki sonuç doğurur:
- Edinilmiş mal: Evlilik süresinde çalışma gelirleriyle alınan araç, kimin adına tescilli olursa olsun her iki eşe aittir. Diğer eş katılma alacağı kapsamında aracın değerinin yarısını talep edebilir.
- Kişisel mal: Evlenmeden önce alınan, miras ya da bağış yoluyla edinilen araç paylaşım dışı kalır. Ancak bu iddia ispat yüküyle birlikte gelir.
Aile mahkemeleri özellikle şu noktaya dikkat eder: araç kimin adına tescillidir sorusu bu belirlemeyi etkilemez. Uygulamada en sık karşılaşılan hata, tescil belgesi üzerindeki ismin hukuki hak sahibini belirlediği varsayımıdır.
Evlilik Süresinde Alınan Araç: Paylaşım Nasıl İşler?
Evlilik süresince maaş, ücret ya da meslek geliriyle alınan araç edinilmiş mal sayılır. Aracın eşlerden yalnızca birinin adına tescilli olması bu nitelemeyi değiştirmez.
Paylaşım sürecinde şu adımlar izlenir:
Aracın tasfiye tarihindeki değerinin tespiti: Bilirkişi ya da ekspertiz raporu yoluyla aracın boşanma davasının açıldığı tarihteki piyasa değeri belirlenir. Bu değerleme için araç ekspertiz kuruluşları veya mahkeme bilirkişisi kullanılır.
Katılma alacağının hesaplanması: Araç değerinden varsa araç kredisi bakiyesi düşülür; kalan net değerin yarısı diğer eşin katılma alacağını oluşturur.
Takas ya da nakdi ödeme: Araç aynen bölünemeyeceğinden pratikte iki yol işler: aracı kullanan taraf diğerine değerinin yarısını öder ya da araç satılarak gelir paylaştırılır. Anlaşma olmazsa mahkeme bu konuda karar verir.
Uygulamada sık görülen sorun şudur: araç kredi ile alınmıştır ama krediyi hangi eşin ödediği tartışmalıdır. Banka dökümleri ve kredi sözleşmesi bu aşamada belirleyici delil işlevi görür.
Evlenmeden Önce Alınan Araç: Kişisel Mal mı, Edinilmiş Mal mı?
Evlenmeden önce sahip olunan araç kişisel mal sayılır ve kural olarak paylaşım dışı kalır. Ancak bu noktada iki önemli istisna devreye girer.
Araç Evlilik Süresinde Satılıp Yenisiyle Değiştirildiyse
Evlenmeden önce alınan araç evlilik süresinde satılıp yerine yeni bir araç alınırsa bu yeni araç hukuki açıdan kişisel malın yerine geçen değer sayılır ve paylaşım dışı kalır. Ancak bunun için eski aracın satış bedeli ile yeni aracın alım fiyatı arasındaki bağlantı belgelenmek zorundadır.
Uygulamada bu bağlantı çoğunlukla kurulamaz. Eski araç satılır, para ortak hesaba karışır, yeni araç oradan alınır. Bu durumda dönüşüm bağının koptuğu değerlendirilir ve yeni araç edinilmiş mal sayılabilir. Mahkemeler bu noktada titiz bir inceleme yapar.
Kişisel Mal İddiasında İspat Yükü
Aracın kişisel mal olduğunu iddia eden eş bunu ispatlamak zorundadır. İspat için şu belgeler kullanılır:
- Araç ruhsatının tarihi: Tescil tarihi evlilik tarihinden önceye mi ait?
- Alım belgesi ve ödeme kaydı: Aracın alım sözleşmesi, ödeme makbuzu
- Banka dökümleri: Ödemenin evlilik öncesi birikimden yapıldığını gösterir
- Araç değişim belgeleri: Eski araç satışı ve yeni araç alımı arasındaki doğrudan para akışı
Belgesi olmayan iddia mahkemede karşılık bulmaz. “Ben almıştım zaten” ifadesi tek başına yeterli değildir.
Miras ya da Hediye Parayla Alınan Araç Ne Olur?
Evlilik süresinde dahi olsa miras, bağış ya da hibe yoluyla edinilen parayla alınan araç kişisel mal sayılır. TMK md. 220 bu durumu açıkça düzenler: kişisel mallara yapılan eklemeler de kişisel mal niteliğini korur.
Ancak uygulamada bu ispat son derece güçtür. Miras para ile ortak birikimin aynı hesapta karışması, hangisiyle aracın alındığının belirsizleşmesine yol açar. Mahkemeler bu durumda genellikle aracı edinilmiş mal olarak değerlendirir; aksini ispat eden taraf haklı çıkabilir.
Bu riski önlemenin yolu şudur: miras ya da bağış yoluyla gelen para ayrı bir hesapta tutulmalı ve araç doğrudan bu hesaptan satın alınmalıdır. İzlenebilir para akışı kişisel mal nitelemesini güçlendirir.
Araç Kredisi Varsa Paylaşım Nasıl Etkilenir?
Evlilik süresinde kredi çekilerek alınan araçta hem varlık hem de borç birlikte değerlendirilir. Paylaşımda esas alınan net değerdir: aracın piyasa değerinden kalan kredi bakiyesi düşülür.
Örnek: araç değeri 800.000 TL, kalan kredi borcu 300.000 TL ise net değer 500.000 TL’dir. Her eşin katılma alacağı 250.000 TL olarak belirlenir.
Dikkat edilmesi gereken nokta şudur: krediyi hangi eşin ödeyeceği boşanma kararıyla birlikte düzenlenmemişse ödemeyen taraf için icra riski doğar. Aracı alan tarafın krediyi devraldığını ya da kapattığını hukuki olarak güvence altına almak şarttır.
Araç Üzerindeki Değer Artışı Paylaşıma Girer Mi?
Bu alan uygulamada en çok tartışılan konulardan biridir. Klasik araçlar, koleksiyon taşıtları ya da belirli dönemlerde değer kazanan araçlar için bu soru kritik hale gelir.
Kural şudur: kişisel mal olan bir araç evlilik süresinde değer kazanmışsa bu değer artışı kural olarak kişisel malın sahibine aittir. Diğer eşin bu artışa katılması için değer artışına katkıda bulunduğunu ispat etmesi gerekir.
Ancak edinilmiş malların değer artışı her iki eşe eşit biçimde yansır. Aracın tasfiye tarihindeki değeri, alış fiyatından yüksekse bu artış da paylaşıma dahildir.
Araç Üzerinde İhtiyati Tedbir Alınabilir Mi?
Evet. Boşanma davası süresince eşin aracı satmasını, devretmesini ya da üçüncü kişilere vermesini önlemek için mahkemeden ihtiyati tedbir kararı talep edilebilir; bu karar araç üzerine satış yasağı konulmasını sağlar.. Bu karar, araç üzerine satış yasağı konulmasını sağlar.
Tedbir gecikmeden talep edilmelidir. Araç satıldıktan sonra bu yola başvurmak büyük ölçüde işlevsiz kalır; karşı taraftan nakit ödeme talep etmek ise çok daha güç bir tahsilat sürecine dönüşür.
Pratik strateji: dava dilekçesiyle birlikte ihtiyati tedbir talebini eklemek, hem aracın korunmasını hem de müzakere gücünü artırır.
Gerçek Hayat Senaryoları
Senaryo 1: Tescil Adı Yanılgısı
Uygulamada sık görülen bir tablo şudur: evlilik süresince eşlerin ortak maaşlarıyla alınan araç yalnızca kocanın adına tescillidir. Koca boşanmada “araç benim adıma, senin hakkın yok” iddiasında bulunur. Eş katılma alacağı davası açar; mahkeme aracın evlilik süresinde edinildiğini ve ortak gelirle alındığını tespit eder. Bilirkişi aracın güncel değerini belirler; eş değerin yarısını alır. Tescil belgesi üzerindeki isim sonucu hiçbir şekilde etkilememiştir.
Senaryo 2: Miras Para ile Alınan Araç ve Karışan Hesap
Bir diğer sık karşılaşılan durum: eşlerden biri babasının vefatıyla 500.000 TL miras alır ve bu parayı ortak banka hesabına yatırır. Birkaç ay sonra bu hesaptan araç satın alınır. Boşanmada “araç miras parayla alındı, kişisel malım” iddiası ileri sürülür. Ancak para ortak hesaba karışmış, hangisinin harcandığı belirsizleşmiştir. Mahkeme ortak hesaptan yapılan harcamayı edinilmiş mal olarak değerlendirir. Miras paranın ayrı hesapta tutulup doğrudan araç alımında kullanılmış olsaydı sonuç farklı olabilirdi.
Yargıtay Uygulamalarında Araç Paylaşımına Bakış
Yargıtay uygulamalarında araç paylaşımına ilişkin birkaç tutarlı çizgi gözlemlenmektedir.
Birincisi: tescil belgesi üzerindeki isim hak sahipliğini belirlemez. Yargıtay bu ilkeyi istikrarlı biçimde uygulamakta; mal nitelemesinin alış kaynağına göre yapılmasını talep etmektedir.
İkincisi: kişisel mal iddiasının belgelerle desteklenmesi zorunludur. Belgesiz iddiaların reddedildiği kararlar uygulamada yaygındır.
Üçüncüsü: dönüşüm bağı net biçimde kurulamamışsa mahkemeler kişisel mal iddiasını kabul etmeme eğilimindedir. Para izlenebilir olmalıdır.
Sık Sorulan Sorular
Araç eşimin adına tescilli ama benim paramla aldım; hakkım var mı?
Evet. Araç evlilik süresinde ortak gelirle alınmışsa tescil adı fark etmeksizin edinilmiş mal sayılır. Aracın kimin parasıyla alındığını gösteren banka dökümleri ve alım belgesi bu hakkı kanıtlamanın temel aracıdır.
Evlenmeden önce aldığım aracı evlilik süresinde sattım; aldığım yeni araç paylaşıma girer mi?
Girip girmediği dönüşüm bağına bağlıdır. Eski aracın satış bedelinin doğrudan yeni aracın alımında kullanıldığı belgelenebiliyorsa yeni araç da kişisel mal sayılır. Para ortak hesaba karışmışsa bu bağ zayıflar ve yeni araç edinilmiş mal olarak değerlendirilebilir.
Araç kredisi varken boşandık; kredi borcundan ben mi sorumlu olacağım?
Kredi sözleşmesinin tarafı olan eş bankaya karşı sorumludur; boşanma bu sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Aracı alan tarafın krediyi devraldığı ya da kapattığı protokol ya da mahkeme kararıyla güvence altına alınmalıdır. Aksi halde ödeyen eş ödenmediğinde icrayla karşılaşabilir.
Eşim aracı satmak istiyor; bunu engelleyebilir miyim?
Evet. Dava dilekçesiyle birlikte ya da dava süresince ihtiyati tedbir kararı talep edilebilir. Bu karar araç üzerine satış yasağı konulmasını sağlar. Tedbir talep edilmeden satışın gerçekleşmesi halinde hakkınızı araçtan değil, karşı taraftan nakit ödeme yoluyla aramanız gerekecektir.
Miras kalan parayla evlilik süresinde araç aldım; bu araç kişisel mal sayılır mı?
Evet, sayılır — ama bunu ispat etmek zorundasınız. Miras paranın ayrı hesapta tutulduğu ve doğrudan araç alımında kullanıldığı belgelenebiliyorsa araç kişisel mal niteliğini korur. Miras para ortak hesaba karışmışsa ispat güçleşir ve mahkeme aracı edinilmiş mal olarak değerlendirebilir.
Araç şirket adına kayıtlı; boşanmada bu araç paylaşıma girer mi?
Şirket adına kayıtlı araç doğrudan paylaşım konusu yapılamaz; zira araç eşin değil, tüzel kişinin mülküdür. Ancak eşin şirketteki hisse değeri katılma alacağı hesabına dahil edilebilir. Şirketin değerinin tespiti bilirkişi incelemesi gerektirir.
Aracınız Üzerindeki Hakkı Koruyun
Boşanmada araç üzerindeki hak, tescil belgesi üzerindeki isimden değil, aracın ne zaman ve hangi kaynakla edinildiğinden doğar. Belgesiz iddia mahkemede karşılık bulmaz; geç talep edilen tedbir hakkı koruyamaz. Dava başında aracın nitelemesinin doğru belirlenmesi, ihtiyati tedbirin zamanında talep edilmesi ve ispat belgelerinin eksiksiz hazırlanması — bu adımlar hem hak sahibinin alacağını korumasını hem de haksız paylaşımın önlenmesini sağlar. Alanında uzmanlaşmış bir Bursa boşanma avukatı ile çalışmak bu süreçte belirleyici fark yaratır.
Bu içerik, Avukat Ataol Ertuğrul Gürlek tarafından genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.
Burada yer alan bilgiler hukuki danışmanlık niteliği taşımaz ve avukat–müvekkil ilişkisi oluşturmaz.
Her hukuki uyuşmazlık kendi içinde farklı dinamikler barındırdığından, içerikte aktarılan bilgiler somut olayın koşullarına göre değişebilir. Hak kaybı yaşamamak adına konuya özel mutlaka bir avukattan profesyonel hukuki destek almanız tavsiye edilir.

Avukat Ataol Ertuğrul Gürlek, Bursa’da boşanma ve aile hukuku alanında hukuki danışmanlık ve dava vekilliği hizmeti sunmaktadır. Anlaşmalı ve çekişmeli boşanma davaları başta olmak üzere; velayet, nafaka, mal paylaşımı ve maddi–manevi tazminat uyuşmazlıklarında müvekkillerine profesyonel destek sağlamaktadır.
Uygulamada edindiği dosya bazlı tecrübe, güncel mevzuat bilgisi ve Yargıtay kararları ışığında geliştirdiği stratejik yaklaşımıyla her davayı somut olayın özelliklerine göre ele almaktadır. Süreç boyunca şeffaf iletişim, hukuki öngörülebilirlik ve sonuç odaklı çalışma prensibi ile hareket etmektedir.